
Elektronik ile ilgilenen kişiler bazen gerçekten çok garip ama bir o kadar da keyifli işler yapabiliyor. Bu uygulama da onlardan biri. İlk bakışta bir 555 zamanlama entegresi sanılıyor ama aslında elektronik olarak hiçbir işlevi olmayan, ev içinde kullanılmak üzere hazırlanmış dev bir 555 taburesi. Projenin adı da zaten bunu açıkça söylüyor: 555 Footstool.
Normalde 555 denince akla osilatör, zamanlayıcı, tetikleme ya da flaşör devreleri gelir. Hatta klasik kullanım tarafına bakmak isterseniz NE555 ile yapılan zamanlama uygulamaları bu entegreyi neden bu kadar meşhur yaptığını zaten gösteriyor.
Buradaki çalışma ise işin tamamen eğlenceli tarafı. Yani devre yok, lehim yok, çıkış yok; sadece elektronik kültürünün sembollerinden biri olan 555’in büyük boy, kullanılabilir bir obje haline getirilmiş hali var.
555 entegresinden tabure fikri nasıl çıkmış
İçerik
Evil Mad Scientist laboratuvarı için yeni bir ayak taburesi gerekiyormuş. Oradan yola çıkıp bunu sıradan bir tabure yapmak yerine, elektronik dünyasının en tanınmış elemanlarından biri olan 555 timer entegresi şeklinde üretmeye karar vermişler.
Fikir zaten başlı başına ilginç ama uygulama kısmı daha da dikkat çekici. Çünkü çalışma sadece kaba bir maket değil; gerçek bir entegre paketinin ölçüleri incelenerek büyütülmüş, detayları düşünülmüş ve sağlam kullanılabilir bir mobilyaya dönüştürülmüş.
Tasarım hazırlanırken doğrudan datasheet çizimleri esas alınmış. Yani şekil gelişigüzel değil; gerçek 555 kılıfının oranları korunarak büyütülmüş.
Sonuçta ortaya çıkan model yaklaşık 30 kat ölçekli bir 555 oluyor.
Uzunluğu yaklaşık 12.5 inç, yüksekliği ise 8.5 inçten biraz fazla.
Bu ölçüler de tabure olarak kullanılabilecek uygun bir seviyeye denk geliyor.
Yapım aşamasında elektronikten çok marangozluk var
Projede elektronik işlev hiç yok ama yapım süreci oldukça ciddi. Gövde için 1/2 inç kalınlığında sert ve yoğun kontrplak kullanılmış.
Bunun nedeni de dar ve ince kalan bazı bölümlerin sağlam olması gerekliliği. Parçalar CNC router ile kesilmiş.
Yapıda uzun altıgen gövde parçaları, kısa bacak bölümleri ve uzun bacak bölümleri ayrı ayrı hazırlanmış.
Tüm parçalar hizalama delikleriyle birlikte tasarlanmış ki üst üste gelirken kayma yaşanmasın.
Kısa bacak parçalarının kenarları, entegre ayaklarının eğimini daha iyi verebilmek için yapıştırmadan önce ayrıca zımparalanmış.
Sonrasında toplam parça grubu uzun dişli miller yardımıyla bir eksende toplanmış ve ahşap tutkalı ile lamine edilmiş.
Tutkal kururken karşılıklı sıkılan somunlarla bütün gövde iyice preslenmiş. Delikler daha sonra ahşap dübel çubuklarla doldurulmuş.
İş sadece kes-yapıştır ile bitmiyor. Entegre gövdesinin uçlarındaki açılı yapı ve ayak bölgelerinin karakteristik görünümü için taşlama ve flap diskli zımpara kullanılmış.
Bu yöntem oldukça hızlı sonuç veriyor ama ciddi miktarda talaş çıkardığı da özellikle belirtilmiş.
Zaten böyle bir çalışmanın sonunda atölye biraz savaş alanına dönmüştür demek yanlış olmaz.
Elektronik ile ahşap işçiliğini bir araya getiren bu tarz ilginç atölye işleri, elektronik atölyesi kurma fikrine biraz mizah ve karakter de katıyor.
Üzerindeki yazılar ve detaylar nasıl yapılmış
555 entegresinin üst yüzeyindeki yazılar, kutup işareti ve çentik detayı da gelişigüzel boyanmamış. Nokta ve çentik kısmı lazer kazıma ile işlenmiş.
Sonraki denemelerde bu bölümlerin daha derin kazınmasının daha görünür sonuç vereceği de söylenmiş.
Üst yüzeydeki işaretleme mantığı korunarak gerçek bir DIP kılıf hissi oluşturulmuş.
Boya aşaması da birkaç katman halinde yapılmış. Önce tüm gövdeye gri bir astar atılmış.
Sonra ana gövdenin üst ve alt kısmı siyaha boyanmış. Üst yüzdeki yazılar için siyah katman lazer ile kaldırılarak alttaki gri astarın görünmesi sağlanmış.
Ayaklar ise ayrı maskeleme işleminden sonra gümüş renge boyanmış. En son tüm yüzey, hem koruma hem de daha düzgün görünüm için mat şeffaf vernik benzeri bir kaplama ile tamamlanmış.
Sonuçta ortaya nasıl bir şey çıkmış
Ortaya çıkan sonuç gerçekten eğlenceli. Uzakta durduğunda dev bir 555 entegresi gibi görünüyor, yakına gelince ise sağlam ve ağır bir tabure olduğu anlaşılıyor.
Kullanılan sert kontrplak ve lamine yapı sayesinde oldukça dayanıklı olduğu özellikle vurgulanmış.
Yani sadece sergilik bir obje değil, gerçekten oturulabilecek ya da ayak dayamak için kullanılabilecek bir parça haline gelmiş.
Bir de işin mizahi tarafı var. Proje boyunca sadece teknik aşamalar değil, küçük görsel espriler de paylaşılmış.
Gerçek bir 555 ile boyut karşılaştırması yapılmış, dev ayak detayı yakından gösterilmiş, hatta laboratuvar kedisi bile fotoğrafa dahil edilmiş.
Bu da projeyi kuru bir yapım yazısı olmaktan çıkarıp daha sıcak bir atölye hikayesine dönüştürüyor.
Elektronik olarak işe yaramıyor ama fikir olarak güzel
Burada sevilen nokta zaten tam olarak bu: elektronik işlevi olmayan ama elektronik kültürüne ait bir nesnenin gündelik kullanım eşyasına dönüştürülmesi.
Bazen elektronik merakı sadece devre yapmakla sınırlı kalmıyor; semboller, entegre kılıfları, eski parçalar ve atölye ortamı başlı başına ayrı bir görsel dünya oluşturuyor.
Hatta bazen bu dünya, alışılmışın dışında elektronik projeler kadar ilginç sonuçlar verebiliyor.
Kısacası bu çalışma, 555 timer entegresinin teknik olarak ne kadar ikonik hale geldiğini gösteren eğlenceli bir örnek. Elbette devre olarak hiçbir iş yapmıyor ama atölyede, laboratuvarda ya da elektronik seven birinin çalışma alanında oldukça sempatik duracağı kesin. Kim uğraşır deniyor ama uğraşmışlar, hem de gayet düzgün yapmışlar 🙂














yemmin ediyorum benim aklıma gelmişti.(deli Emin- Vizontele)
555 entegresinin bire bir kopyası olmuş.
benim gözüm kediye takıldı 🙂