Ana Menü

YAMYAM'ların SOHBET bölgesi. II

Başlatan Mr_YAMYAM, 15 Nisan 2016, 21:01:07

Mr_YAMYAM

Alıntı yapılan: seron - 18 Mayıs 2016, 19:00:53Haklısın ama aslında ben,
Bir kez kurulum yapıp, sorun yaşamadan yıllarca kullanmak istiyorum.
Sana bazı bilgiler vermiş idim. Anlaşıldığı üzere okumamışsın.
Şimdi alttaki kod satırlarını tek tek oku ve ne anladığını yaz.
-Version-
Kernel : Linux 3.2.0-82-lowlatency (x86_64)
Compiled : #83-Ubuntu SMP PREEMPT Tue Apr 28 12:33:56 UTC 2015
C Library : Unknown
Default C Compiler : GNU C Compiler version 4.6.3 (Ubuntu/Linaro 4.6.3-1ubuntu5)
Distribution : Ubuntu 12.04.4 LTS
-Current Session-
Computer Name : YAMYAM
User Name : onursal (ONURSAL)
Home Directory : /home/onursal
Desktop Environment : XFCE 4
-Misc-
Uptime : 6 hours, 1 minute
Load Average : 0,00, 0,00, 0,00
Eğer hala anlamamışsan artık lafım yok.
Eğer anladıysan neden UBUNTU STUDIO diye bağırdığımı anlaman lazım.

seron

Abicim, itiraz ettik mi de kötü biz oluyoruz.
Yukarıdaki resimden anladığım tek şey ubuntu studio kullanıyormuşsun ve bu sistem low latency imiş.
Yahu,
Studionun düşük gereksinime sahip olmasının nedeni,
XFCE olmasıdır.
Thunar gibi ağır olmayan bir dosya yöneticisini kullanıyor olmasıdır.
Adının studio olması ya da neler içeriyor olması değil. Benim istem de Ubuntu, sanırım unutmuşsun. (ubuntuyu almış, kendine has masaüstü ortamı kitlemiş göndermiş)

O sistemi ben neden kullanamadığımı sana defalarca anlattım.
sen de defalarca sorunsuz kullandığını anlattın.
ama ben sana diyorum ki
-ben sistem konfigürasyonundan anlamam. bu yüzden endee sürümü de kursam sorun yaşıyorum.
-o sürümün kullanışlılığı kişiye göre değişir, bana göre kullanışlı değil. bak geçende benim minte az kaynak kullansın diye XFCE ekledim. açılışta XFCE ile açıyorum. sistem yükü oldukça hafifledi. ama bu defa da saydığım ve de şimdi unuttuğum diğer sorunlar (aslında sorun değil özellik) beni yine rahatsız etmeye başladı. kullanamıyorum sistemi, kullanamıyorum kullanamıyorum.

12.04 Android telefonları görmüyor.
1204deki yazılımlar eski. tek tek güncellemektense sıfırdan sistem kurar, depodan alırım. deponuzun bir kısmı artık ücretli.
1204 xfce benim gibi bir kullanıcıya uygun değil, istediği kadar sorunsuz çalışsın.
1204 sistem olarak eski.
1204 studio, sesçiler için. bana yaramaz.
default programlar bilem uygun değil, kaldırılıp kurulması gereken yığınla yazılım var.

niye anlaşamıyoruz anlamıyorum. senin sistem sende seni rahatsız etmeyecek kadar sıkıntısız çalışıyor olabilir. ama bende beni rahatsız edecek kadar sıkıntı.

nasıl anlatayım bilmiyorum.... yazışarak çok zor. daha evvel pdf göndermiştim. o pdfde kaldırılan yeni eklenen maddeler oldu. ama şimdi yazsam bu defa muhabbet uzayacak her bir madde için 20 sayfa gavga etmemiz gerekecek. şayet donanım sorunlu ise sanki studioda sorun olmayacak mı? olacak tabii.
neyse sen sistemi test edip gurcala. benim sistem sorunlarım çözüleceğe benzemiyor.

Mr_YAMYAM

Neyse.
Bu konuda fazlaca tartışmayı yararsız buluyorum.
Çünkü sunduğun bilgiler sağlam kanıtsal bilgiler değildir. Orada burada birilerinin yazmış olduğu bilgilere kanaat getirmiş ve artık kemikleşmişsin.
ŞUNU UNUTMA.
Linux asla bir başına işletim sistemi olarak anılmaz. Yüksek oranda özelleştirilebilir ve konfigürable olması ile tanınır.
Ben nasıl ki STUDIO'yu XFCE masaüstü ile kullanıyorsam LXDE veya KDE gibi sistemlerle kullanabileceğimi sen bile biliyorsundur.
Hatta 2 sene önce sırf test için LXDE ye geçmiştim de görsel efektlerin kayboluşuna üzülmüştüm.
Tüm yapılandırma özelliklerini AT. Geriye ne kalacaktır.
Sonra da o çok sevdiğin terminal uygulaması ile dilediğin bir uygulamayı seçerek dilediğin gibi yapılandır.
OLDU SANA YUBUNTU. (YAMYAM UBUNTUSU) :D
Zaten linuxların ortak özelliği bu değil mi ?
Yoksa SÜRÜM denilen birşeyler olmazdı.
Tabiiki elinde kalan temel olayı bilemezsin ki buna KABAK ÇEKİRDEĞİ deniliyordu. İşte ben de bu KABAK ÇEKİRDEĞİNİ savunuyorum.

seron

Hah şimdi oldu.
Bak ilk defa bir yerde anlaştık:
Alıntı yapılan: Mr_YAMYAM - 18 Mayıs 2016, 22:22:34İşte ben de bu KABAK ÇEKİRDEĞİNİ savunuyorum.


Bak abicim, işte aslolan budur.
Kabak çekirdeği dediğin o şeyi iyi kullanmayı bilmezsen, ortaya bir yığın çöp çıkar.(sürüm çıkaranlardan bahsediyorum)
zaten kendi sürümünü çıkaran kişi ve kurumlar (studio ubuntu debian zorin.......) işte en iyi ve kullanışlı sürümleri yapmaya çalışıyorlar ama benim gibi bir uyuz, hepsinde bir sıkıntı bir ayarsızlık bulabiliyor. küçük ama önemli sıkıntılar bunlar.
sana şunu söyliyeyim.
XPde 5 tane kusur buluyorsam
win7de 15 tane
diğerlerinde daha fazla buluyorum. Bunlar bir kullanıcı gözüyle benim bulduğum ve rahat kullanmamı etkileyen şeyler.
Linuxda ise bu rakam daha da büyüyor.
bu nedenle diyorum ki şu klasik KDE, LXDE, XFCE, UNİTY, GNOME vb leri bırakalım.
Çekirdeği alalım.
Sistem sürücüleri entegre edilmiş olsun.
Ortaya yepyeni bir sistem çıkaralım. zor ama mümkün.
Orta yolu bulmaya çalışalım.

bu linuxcuların benim/bizim dertlerimizi çok da sallayacakları yok. orada burada bir iki sıkıntıdan bahsettikmiydi, üstümüze çullanıp windowsun nasıl da daha kötü oluşuna getiriyorlar. konu dağılıyor sıkıntımı(zı) kimse anlamıyor.

kısaca şunu söyliyeyim.
düzeltilebilecek düzeyde o kadar hata ve yanlış yakaladım ki, bu sorunlar düzeltilse, ortaya harika bir sistem çıkacak. ama söyleyip yardım edebileceğim kimse yok. beni bir danışman olarak görseler İDDİALIYIM süper bir sistem çıkar ortaya.

ama, böyle bir imkan olmayınca burada birbirimizi yiyoruz. mesele "hangi sistem" değil. "nasıl kullanım".

Mr_YAMYAM

Senin bulduğun kusurlar aslında benim bulduğum kusurlardır.
Daha birkaç ay eveline kadar K3b hakkında bilgim yoktu. Sadece disk yazdırma işlemleri için kullanıyordum.
Senin gibi şabalak birisi çıkıp ta K3b de capture ve dönüştürme işleri yapabiliyorsun diyince K3b benim için KRAL oldu.
İşte benim dediğim de bu kusurlar meselesidir.
STUDIO da onca mıncıklamalarıma ve testlerime rağmen 1 yılı aşkın süredir hala çökertememişsem bunu iyice düşünmelisin.
Aslında bizim derdimiz KUSUR da değildir.
Herhangi bir uygulamayı sürümümüzde sağlıklı çalıştırabiliyorsak.
Herhangi bir uygulamaya iyice aşina olabiliyorsak.
Daha istediğimiz nedir ki.
Ben defalarca örnek göstermiştim.
Herhangi bir uygulama STUDIO'da hiç gıbızlanmadan çalışıyor. Hatta utanmadan çalışmakla kalmıyor, hem ses ile ilgili hem görüntüyle ilgili hem de renderle ilgili birkaç uygulamayı aynı anda çalıştırıp bir de utanmadan ekran görüntüsü alıp kafana atabiliyorum.
Bunları yaparken tüm sesler aynı anda beynime hucum etseler de hiç tınmıyorum. NEDEN senin de anlamanı bekliyorum.

seron

Vakit geç olduğu için şimdi yanıtlamazsan darılmam.

Alıntı yapılan: Mr_YAMYAM - 19 Mayıs 2016, 00:27:03Senin bulduğun kusurlar aslında benim bulduğum kusurlardır.
Bu meseleyi yan yana gelmeden anlatabilmek zor.
mesela masaüstündeki HOME klasörüne çifttıklat.
bir de XPye geç orada çifttıklat.
açılış hızları aynı mı? DEĞİL. Bunun sistem konfigürasyonuyla ya da hangi sürümü kullandığınla alakası yok. ister inan ister inanma, linux böyle çalışıyor.
bir dağıtımda "öyle" çalışan bir program, başka bir dağıtımda "böyle" çalışabiliyor.
ben işletim sisteminin TOPLAM BAŞARIMI'ndan bahsediyorum. Windows, senin studiodan da benim Mint'ten dedaha başarılı.
Bende baktım böyle olacak gibi değil, hangisini "daha rahat" ve "istediğim gibi" kullanabiliyorsam onu seçtim.

Alıntı yapılan: Mr_YAMYAM - 19 Mayıs 2016, 00:27:03STUDIO da onca mıncıklamalarıma ve testlerime rağmen 1 yılı aşkın süredir hala çökertememişsem bunu iyice düşünmelisin.

Eski bilgisayarımdaki mint, şu malum disk meselesinden dolayı silmeseydim daha göçeceğe benzemiyordu ve 1,5yılı bulmuştı kuralı. Sürüm 17,1 cinnamon 32bit.

Alıntı yapılan: Mr_YAMYAM - 19 Mayıs 2016, 00:27:03Ben defalarca örnek göstermiştim.
Herhangi bir uygulama STUDIO'da hiç gıbızlanmadan çalışıyor. Hatta utanmadan çalışmakla kalmıyor, hem ses ile ilgili hem görüntüyle ilgili hem de renderle ilgili birkaç uygulamayı aynı anda çalıştırıp bir de utanmadan ekran görüntüsü alıp kafana atabiliyorum.

yine "bilim"den uzaklaşıyorsun >:(
Bir işletim sisteminin aynı anda işlemler yapabilmesi kadar doğal birşey olamaz. o özellik sadece o sisteme özgü değil.
windows, mac ve bilimum linuxlar yapabiliyor onu.
ben de senin kafana atmıştım sanırım öyle bir resim ama anlatamamışım herhalde. defalarca,
kdenlive açık bekliyor,
gimp ile kdenlive'e atmam gereken resimleri editliyorum,
bir yandan audacious müzik çalıyor
video için gerekli metni ofiste ara ara açıp karalıyorum(program açıkta bekliyor)
bir yandan internet açık...
hiçbir sorun, kasma küsme olmuyor.
şimdi bunun durumumuzla ne alakası var anlamadım. bu da yapıyor onu, denemedin mi?
ha kasıyordur biraz, veya fazla kaynak kullanıyordur; nemo ve cinnamon sistem gözlemecisinin söylediğine göre deli gibi kaynak tüketiyor zaten. normaldir. ama çalışıyor. bende de çoklu masaüstü olayı var, bunca yazılım açıkken diğer masaüstüne geçme durumu olmayan linux herhalde yoktur...

biraz sabırlı olursan ben sana neden gıbızlanıp durduğumu anlatırım hemide hem studio da hem de mintte... hepsinde karşılaşılan benzer TASARIMSAL HATALAR.

mesele windowsta yapabildiğimi linuxda yapamıyorum değil, alasıyla yapıyorum. ama neden daha iyisini istemeyeyim ki...
Bu arada bir sürüm gördüm: Ubuntu Mate. Bunu bir denesem mi diyorum...

Mr_YAMYAM

#626
Adamım şimdi sen wiki sitesine gir ve MULTI-TASKING hakkında birşeyle karıştır.
https://translate.google.com.tr/translate?hl=tr&sl=en&u=https://en.wikipedia.org/wiki/Computer_multitasking&prev=search

Diğer mesele ise.
Masaüstünde birşeye tıkladığındaki programın açılması olayı tamamen HDD erişim süresi ile ilgilidir. Sonraki süreç ise programın yüklenilmesi ve işlemci tarafından yorumlanmasıdır.
Şimdi iyice kaşın ve taşın. Sonra da bu işlemin mantıken hangi işletim sistemlerinde olabileceğini araştır.
Alıntı Yapşimdi bunun durumumuzla ne alakası var anlamadım. bu da yapıyor onu, denemedin mi?
ha kasıyordur biraz, veya fazla kaynak kullanıyordur; nemo ve cinnamon sistem gözlemecisinin söylediğine göre deli gibi kaynak tüketiyor zaten. normaldir
Bir linux sürümünün mantalitesinde programların paketlenmesi ve yerleştirilmesi mantığı vardır. Windows gibi değildirler. Eğer windows gibi çalışıyorlarsa o linux linux sayılmaz.
Alıntı Yapmesele windowsta yapabildiğimi linuxda yapamıyorum değil, alasıyla yapıyorum. ama neden daha iyisini istemeyeyim ki...
Yok öyle 5 kuruşa 5 köfte.
Daha iyisini yapmak istiyorsan bayılacaksın parayı (yaklaşık 600-1200$) fotoşop ile tıkır tıkır işlerini yapacaksın :D

NOT:
Şu aralar benim STUDIO ya da soğuk bakıyorum.
Bunun da tek sebebi var.
Windows ile UBUNTU fingirdeşmeleri hakkında dedikodular duymuştum. Eğer doğru ise ubuntu veritabanındaki çoğu programların ücretli olması ve kaldırılması bunun bir kanıtı olabilir. Eğer böyle bir durum varsa merak etme ben de ubuntu studio dan vazgeçerim ilerde.
Şu PDF dosyasını indir ve iyi bir kasada sakla.
http://ismek.ibb.gov.tr/ismek-el-sanatlari-kurslari/webedition/file/2013_hbo_program_modulleri/isletimsistemleritemeller.pdf

seron

Abi ilk verdiğin linkten hiçbirşey anlamadım. Kötü google çevirisi nedeniyle tabii.

Alıntı yapılan: Mr_YAMYAM - 19 Mayıs 2016, 02:25:09Masaüstünde birşeye tıkladığındaki programın açılması olayı tamamen HDD erişim süresi ile ilgilidir. 
İtiraz etmiyorum ama aynı harddiske kurulu iki işletim sisteminden bahsediyorum. madem erişim süresi ile ilgili, neden aynı harddiskteki iki OS'un tıklamalara verdikleri tepkiler farklı? "sonraki süreç" hakkındaki yorumunda anlaşılamadı. O halde linuxdaki işlemler işleç tarafından yavaş mı işleniyor? Bilmediğimden soruyorum. Hızlıdır dersen neden yavaş açılıyor? yavaşsa neden...

Alıntı yapılan: Mr_YAMYAM - 19 Mayıs 2016, 02:25:09Yok öyle 5 kuruşa 5 köfte.
Daha iyisini yapmak istiyorsan bayılacaksın parayı (yaklaşık 600-1200$) fotoşop ile tıkır tıkır işlerini yapacaksın :D

Anlamadın. ben programlardan bahsetmiyorum; işletim sistemini daha iyiye taşıyalım istiyorum.
Sonra firmaların başarısı takdire değer ama açgözlülükleri nedeniyle kendikendilerini zarara sokuyorlar. 1500TLye 2500TLye yazılım olmaz. Oldurursan, millet ya linuxa kaçar, ya da krekleyerek sana yapacağını yapar.

Alıntı yapılan: Mr_YAMYAM - 19 Mayıs 2016, 02:25:09NOT:
Şu aralar benim STUDIO ya da soğuk bakıyorum.
Bunun da tek sebebi var.
Windows ile UBUNTU fingirdeşmeleri hakkında dedikodular duymuştum. Eğer doğru ise ubuntu veritabanındaki çoğu programların ücretli olması ve kaldırılması bunun bir kanıtı olabilir. Eğer böyle bir durum varsa merak etme ben de ubuntu studio dan vazgeçerim ilerde.
vazgeçme.
Sen yine meseleyi yanlış anlamışsın bence.
Ubuntu studio,
stabillik açısından
hız ve performans açısından
zengin içerik ve üretilebilecek toplam faydası bakımından,
oldukça iyi bir işletim sistemidir. hayır, denemesem böyle demem. sallamıyorum yani. tabii benim onu tercih etmeme nedenlerim farklı. işte zaten bunu anlatamadığım için muhabbet uzayıp gitti. neyse...
senin yanlış anladığın olay...
Ubuntu veri tabanında görmüş olduğun, sonradan ücretliye dönme yazılımların hikayesi şu:
orada ücretli olan yazılımların birkısmı daha evvel ücretsiz olup GNU felsefesince GPL ile lisanslanmış yazılımlar idi. Bu lisansa göre bir açıkkaynak yazılım, özgürce paylaşılabileceği gibi ücret karşılığı da satılabilmekteydi.
Bu GNU cular, programları yazarken belli bir kaynağa(yeşil) ihtiyaç duyuyorlar. yani bağışlara ihtiyaçları var.
Sonradan baktılar ki kimse bağış mağış yapmıyor, onlar da zorunlu bağış taktiğine soyundular.
dikkat edersen:
1-sonradan ücretliye dönen yazılımlar 3 ila 10 dolar civarındadır ve genellikle 10doları geçmez.
2-halen yazılımların yüzde doksana yakını ücretsizdir; ücretliye dönen yazılımlar sayıca çok çok azdır ve fiyatları (bağışları) uygundur.
3-ubuntu yazılım merkezine sonradan sayısız yazılım eklenmiştir ve bu yazılımların bir kısmı kapalı kaynak oyunlar, özel yazılımlar, bazı kodek veya buna benzer eklentiler... dir. Bunların yapımcıları GNUcular değildir.

E birkaç tane sonradan eklenmiş, yani aslında depolarda önceden hiç olmayan pahalı oyun ve yazılım eklenip de sayısı artınca, burayı ziyaret eden yamyamların dikkatini çekiyor ve yanlış anlaşılmaya neden oluyor: "aha! ubuntuda yazılımlar ücretli oluyor! ben gidiyom" hayır hayır, yine ücretsiz çoğu. o sonradan ücretliye dönecek olanlar zaten gıbızlanıp duruyordu, belliydi yani.

Linux mint yazılım merkezini ziyaret edersen, o ücretli yazılımların hiçbirini depoda göremezsin: yani şunu anlamalısın > o ücretli yazılımlar benim depoda ücretsiz de o yüzden ubuntu millete kazık atıyor değil. ubuntu öyle adını duyurdu MAC ve Windows gibi popüler oldu ki, yazılım merkezini zenginleştiriyor, çeşitlendiriryor, e tabi doğal olarak da üç-beş kuruş.... pardon 3-5dolar bağış topluyor.

dolayısıyla:
"ben de ubuntu studio dan vazgeçerim ilerde."
vazgeçme, devam et. sana hayatta en çok moral veren şeylerden birisi o elindeki işletim sistemi. ama yeni sürüme mutlaka geçmelisin. hangi yazılım ücretliye döndüyse bana söyle ben sana alternatifini bulurum. yazılımları fare gibi araştırmayı sevdiğimi bilirsin...


Mr_YAMYAM

Alıntı yapılan: seron - 19 Mayıs 2016, 11:35:58Abi ilk verdiğin linkten hiçbirşey anlamadım. Kötü google çevirisi nedeniyle tabii.

İtiraz etmiyorum ama aynı harddiske kurulu iki işletim sisteminden bahsediyorum. madem erişim süresi ile ilgili, neden aynı harddiskteki iki OS'un tıklamalara verdikleri tepkiler farklı? "sonraki süreç" hakkındaki yorumunda anlaşılamadı. O halde linuxdaki işlemler işleç tarafından yavaş mı işleniyor? Bilmediğimden soruyorum. Hızlıdır dersen neden yavaş açılıyor? yavaşsa neden...
Anlamadın. ben programlardan bahsetmiyorum; işletim sistemini daha iyiye taşıyalım istiyorum.
Sonra firmaların başarısı takdire değer ama açgözlülükleri nedeniyle kendikendilerini zarara sokuyorlar. 1500TLye 2500TLye yazılım olmaz. Oldurursan, millet ya linuxa kaçar, ya da krekleyerek sana yapacağını yapar..
Multi-tasking= Çok görevlilik. Linux ve PC lerdeki bu anahtar kelimelerle araştır. İlerde anlarsın.
XP meselesi ise:
Senin XP 16 yıl önce çıkmış olan bir sürümdür. 16 yıl önceki PC teknolojileri ile şimdiki PC teknolojileri ise farklıdır. 16 yıl önce 5-10GB disk alanına kurulabilen işletim sistemleri günümüzde 10-20GB veya daha fazla alan kaplamaktadır.
Bu durum da herhangi bir uygulamanın HDD den ne kadar bilgi transfer ettiği ile ilgilidir.
Eğer bilimsel bir test yapmak istiyorsan XP dönemlerinde olan bir Linux sürümü ile test et bakalım neler göreceksin. :D
Hatta günümüz sürümlerinden fedorayı bile kursan daha hızlı olduğunu görebilirsin.

seron

Mantıklı.
Peki diğer dediklerime ne diyorsun?
Herhalde bağış meselesini anlamış olmalısın. O ücretli hale gelen yazılımlar benimdepomdan çoktan çıkarıldı. Çünkü mint ekibi parayla pulla itici hale gelmekten çekiniyor sanırım. Haa, google ile ubuntu software center'a girersen, beğendiğin ücretli-ücretsiz yazılımı da kurabiliyorsun, böyle bir güzelliği var işte :D

Mr_YAMYAM

Alıntı yapılan: seron - 19 Mayıs 2016, 17:25:08Mantıklı.
Peki diğer dediklerime ne diyorsun?
Herhalde bağış meselesini anlamış olmalısın. O ücretli hale gelen yazılımlar benimdepomdan çoktan çıkarıldı. Çünkü mint ekibi parayla pulla itici hale gelmekten çekiniyor sanırım. Haa, google ile ubuntu software center'a girersen, beğendiğin ücretli-ücretsiz yazılımı da kurabiliyorsun, böyle bir güzelliği var işte :D
O kadar da cahal civelek değilim.
Ben ücretsiz sunulan çoğu yazılımların çıkartılmasına tepik gösteriyorum. Eğer bu yazılımlar benim işime yarıyorsa ve küçük bir meblağ isteniyorsa elbette ki mantıklıdır.
Ama ben gelişen olaylara baktığımda UBUNTU tarafının windowslaşması gibi şeyler görüyorum.
Hatta öyle bir hale geliyor ki neredeyse windowslardan pahalı gibi görünüyor.
Alttaki resimde 2 örnek gösterdim.

seron

Bu konuda açıklama yapayım:
resimde gösterdiğin "fluendo" kodek paketi, microsoft tarafında hızlı enkodasyon yapmamı sağlayan kodek paketidir.
Şöyle anlatayım: hani ben sana diyorum ya, windows tarafında daha hızlı convert ve export yapabiliyorum diye, hah, linux tarafındaki kodekler açık kaynakçılar tarafından oluşturulmuş benzerleridir. eğer microsoftta çatır çatır çalışan o kodekleri kullanıyor olsaydık, ben burada bu kadar gıbızlanıp durmazdım.  donanımımı ve sistemimi ne kadar düzgün ayarlarsam ayarlayayım, linux yavaş convert, render ve export yapıyor arkadaş nokta.

Millet bunun farkında. o kodeklere ihtiyacı var. bu nedenle de yüksek albenisi olan bu paket, deli fiyata satılmaya başlamış. ben o pakete bir ay önce baktığımda 15dolar idi. iyice abartmışlar.

yani haklısın. o dock olayını ise bilmiyorum. MAC sistemde kullanılan dockun birebir benzetilmişi. talep yüksek. anladın sen onu.

elbette o aradığın yazılımları kullanmasan da olur. arkadaş, acelem yok, bekleri dersen linuxun kendi kodeklerini ve dock larını kullanabiliyorsun.

şayet arayıp bulamadığın birşeyler varsa,  zaman yardım etmek için ben de araştırabilirim.

haaaa, gimp, openshot,.... gibi çok lazım olan yazılımlarıda bu hale getirirlerse, o zaman linux kullanmayı ben de tamamen terkedebilirim...

NOT: windows taradında o kodekleri içeren MPC ve Format Factory yazılımı ücretsiz dağıtılıyor. Format factory içerisinde araç çubuğu vb kuran reklam virüsü var ancak benim için sorun değil; elle kaldırabiliyorum.

seron

Şİmdi şu resme dikkatle bak: hem de günün karikatürü olsun.
[IMG]https://320volt.com/forum/in/image.php?di=N76G[/img]

Şimdi de şu resme bak:
[IMG]https://320volt.com/forum/in/image.php?di=NADZ[/img]

İkisi arasındaki farkı anladın. İlk resim orjinali. ikinci resim tabiri caizse rötuşlu hali.
Fotoşop, bunu yapabilmem için benden 1300TL civarında bir mebla istiyor.
halbuki ben bunu GIMP ile yaptım. Tam müslüman işi program.
şayet bu programı ücretliye döndürürlerse hem ebelerine söverim, hem de açık kaynak olayını tamamen bitirir, eski günlerdeki gibi krekli yazılımlara full geri dönerim.
Şayet nasıl yapılır dersleri istersen söylemen yeterli. hemen bir pdf çalışmasına başlarım.
istemiyorsan boşu boşuna uğraştırma yani. :D

okingurt nere gitti len?

Mr_YAMYAM

#633
Şu aralar kullanmakta olduğum DOCK aslında O dock :D

Yüksek seviyede konfigüre edilebilir.
Şimdilerde veritabanında yok.
Ya adını değiştirip ücretli olarak yeniden sunulmuş, ya da benim kullanmakta olduğum ticareti baltalamasın diye ortadan kaldırılmış.
Kodek paketleri hakkında fazlaca bilgin olmadığı için orasını karıştırmıyorum.
Ama şunu belirteyim.
2 adet kodek (encoder değil decoder) GPL lisansı ile firmalara verilmektedir. Bunlar DD (DOLBY DIGITAL tm) ve DTS (DIGITAL THEATRE SYSTEM) kodekleridir.
Yani senin elinde bulunan ses kartı DD destekliyorsa ses kartı üreticisi bu kodekleri ilgili firmadan temin etmiştir.
NOT:
Kodekler IC içerisine gömülü de gelebilir yazılımsal olarak ta verilebilir
Son kullanıcı (CUNSTUMER) bir donanımı alıyor ve o donanım o kodekleri de destekliyorsa zaten ilgili kodeklerin parasını da vermiş olmaktadır.
Ben zamanında CREATIVE X-Fi ses kartı almıştım. İçerisinde DD, DTS, MLP-LOSSLESS ve adlarını sayamadığım bir sürü kodek barındırmaktadır. Bunları XP tabanında sürücülerle beraber zaten yüklemekteyim. Dolayısı ile o ses kartını kullandığımda tüm DVD ler sorunsuzca oynatılıp her türlü dekode (7.1 e kadar DD-EX veya DTS-EX, DOLBY PROLOGIC-2X ve DTS-NEO-6) yapabilmektedir.
Bu olayın windowslar ile alakası ilgisi yoktur. Bu kodekler (decoderler) dışındaki çoğu decoderler ücretsiz verilmektedir.
(Windows tabanındaki KLM Kodek paketi örnek)
Ama aynı kodeklerin sahibi olduğum halde Linux tarafında tam anlamıyla kullanabilmem için FLUENDO paketini kurmak zorundayım. Bunun için de benden para istiyorlar hanzolar :D

İkinci mesele ise ENCODERLER'dir.
Bir video işi yaparken eğer geri çevrim işlemi yapıyorsan ENCODE etmek zorundasın. (TRANSCODE) Yukarda saymış olduğum iki adet firmanın encoderleri senin benim gibi ev kullanıcılarına parasıyla bile verilmemektedir. İnanmazsan www.dolby.com adresine gir ve PC için DOLBY DIGITAL ENCODER yazılımı istiyorum de :D

Yeniden araştırdım ve istedim. Ama vermediler şarapsızlar :D
http://www.dolby.com/us/en/professional/content-creation/products/dolby-media-encoder-client.html
http://www.dolby.com/us/en/professional/content-creation/products/dolby-media-decoder.html
Bunlar PC tabanlı ürünlerdir ve sadece 2 adet disktedir :D

seron

çöpü niye boşaltmıyorsun. kediler için mi bekletiyorsun? :)
Senin XFCE nin dock'unu depomda arattım ama bulamadım. değilse cairo docktan daha iyi. cairo dock AMD ekran kartı ile düzgün çalışmıyor bazen gıpgıpgıp ediyor.

Mr_YAMYAM

Alıntı yapılan: seron - 19 Mayıs 2016, 21:51:25çöpü niye boşaltmıyorsun. kediler için mi bekletiyorsun? :)
Senin XFCE nin dock'unu depomda arattım ama bulamadım. değilse cairo docktan daha iyi. cairo dock AMD ekran kartı ile düzgün çalışmıyor bazen gıpgıpgıp ediyor.
Benim çöpçü haftadan haftaya gelir ve çöpü alıp boşaltır :D
Ben CAIRO DOCK'u hem AMD hem NVidia hem de onboard ekran gartları ile test ettim. Hiçbirisinde gıbızlanmadan çalışıyor.
Ama özellikleri istediğim gibi olmadığı için kullanmıyorum.
Bu benim DOCK AWN (Avant Window Navigator) adı ile nam yapmış birisi.

seron

#636
Yahu Etsiz @Mr_YAMYAM ,

Evde bir devre ile uğraşıyorum.
Şimdi bir devre var.
Giriş X Volt
Çıkış Xden büyük volt olacak.
Yani kısacası gerilim yükseltici.
Bunu bir bobini anahtarlamalı Adaptör mantığına benzer şekilde yapmaya çalışıyorum.
Ferrit bir CORE üzerine tel sararak yapacağım.
SORU:
bobinin indükleme frekansı arttırılırsa mı, çıkış V'si yüksek olur, Azaltılırsa mı?
yani Ferrit trafoyu birim zamanda az mı döveyim, çok mu?
resim aşağıda:
[IMG]https://320volt.com/forum/in/image.php?di=9M5Z[/img]

Mr_YAMYAM

Fo frekansına kadar yükselir. Sonra da düşmeye başlar.
Bobinin rezonans hesaplarını araştırınız.
Temelde tek bir bobin ise frekans yükseldikçe empedansı da yükselecektir.

seron

Elimdeki malzemeler son derece sıradan ve sadece bir olayı anlamak için devreyi kuruyorum.
Yani: frekans-gerilim ilişkisini anlamaya çalışıyorum maksat işe yarar birşey yapmak değil.
Demek ki:
belli bir seviyeden sonra gerilim düşmeye başlar.
Frekansın artması empedansın düşmesine neden oluyor.

Mr_YAMYAM

Alıntı yapılan: seron - 21 Mayıs 2016, 19:02:24Elimdeki malzemeler son derece sıradan ve sadece bir olayı anlamak için devreyi kuruyorum.
Yani: frekans-gerilim ilişkisini anlamaya çalışıyorum maksat işe yarar birşey yapmak değil.
Demek ki:
belli bir seviyeden sonra gerilim düşmeye başlar.
Frekansın artması empedansın düşmesine neden oluyor.
Yanlış.
Frekans arttıkça bobinin empedansı yükselir.
Yani F1 frekansında bobinin empedansı 100ohm ise F2 frekansında 200 ohm gibi olur.
Eğer bobin bir rezonans devresi değilse yani tek bir bobin ise frekansa göre aynı zamanda HYSTERESIS eğrisi çizecektir.
Bu eğri belli bir seviyeden sonra düşmeye başlayacak ve yeniden yükselme eğilimi gösterecektir.