Ana Menü

Jül Hırsızı'nda Sorun Yaşıyorum-Çalışmıyor

Başlatan seron, 15 Ocak 2019, 16:45:38

taydin

Alıntı yapılan: seron - 17 Ocak 2019, 23:08:52İnternet ortamında bunu biraz değiştirip daha verimli hale getirenini gördüm. Amma yalan amma doğru. Herif devreyi biraz değiştirmiş, 9lu LEDleri flaş gibi yakıyor 1.5V pille. Yanlış hatırlamıyorsam çıkışta doğrultucu kullanmış. Kullandığı yarım dalga doğrultucu için frekans yüksek olacağından şotki diyodu tercih etmiş. Bir adet kondansatör ile filtrelemiş... Şimdi hiç bilmeyip okuyan arkadaşlar noluyo şotki ne falan demesinler. Yüksek frekanslı işaretler, silikon diyotlardan iletilirken, diyot yüksek frekanslı bu işaretlere karşı frekans arttıkça bir süre sonra kapalı devre haline gelir. Yani frekansa göre anahtarlama yapmayıp full iletim yapar. Şayet bu istenmiyor, yüksek hızdaki işaretlerin darbe olarak iletilmesi gerekiyorsa, bu defa yüksek hızda anahtarlama yapabilen şotki diyodu gibi yarıiletkenlere başvurulur.
Eğer hobist olduğunuzu söylememiş olsaydınız, sizin elektronik eğitimi aldığınıza bahse girerdim :)

Zaten bir kişi neyi bildiğini, neyi bilmediğini biliyorsa, her türlü işi yapabilir. Bildiği kısmı kendi yapar, bilmediğini de doğru kişiye yaptırır. Ben de torna/freze/metal kaynağı eğitimi almadım, ama internetten öğrendiğim bilgilerle hepsini hobi düzeyde yapıyorum :)
Elektrik sayacı döndürücüsü ...

seron

Beni gülümsettin hocam. Ara sıra güzel şeyler duymak güzel oluyor.

Beni çocukken ceryan çarptı. Ondan sonra da iflah olmadım. Matematik zayıf olunca teknik okullarda okuyamadım. Lise sosyal bilimler çıkışlıyım. 4 Yıllık Kamu Yönetimi bitirdim. Amir müdür gaymikem oluyo bizden.

Başımda öğreten birisi olsa uzay gemisi yapardım. Bilgisayarımda bir sürü teorik tasarımlar var. İlgilenen olmayınca ben de sormuyorum. Sağolun ilgilendiğiniz için.

gokrtl

Alıntı yapılan: seron - 18 Ocak 2019, 16:23:56Beni gülümsettin hocam. Ara sıra güzel şeyler duymak güzel oluyor.

Beni çocukken ceryan çarptı. Ondan sonra da iflah olmadım. Matematik zayıf olunca teknik okullarda okuyamadım. Lise sosyal bilimler çıkışlıyım. 4 Yıllık Kamu Yönetimi bitirdim. Amir müdür gaymikem oluyo bizden.

Başımda öğreten birisi olsa uzay gemisi yapardım. Bilgisayarımda bir sürü teorik tasarımlar var. İlgilenen olmayınca ben de sormuyorum. Sağolun ilgilendiğiniz için.

Az çarpmış demekki. Geçen haberlerde vardı ceyran çarptı matematik dehası oldu diye :))

taydin

Alıntı yapılan: gokrtl - 18 Ocak 2019, 16:54:56Az çarpmış demekki. Geçen haberlerde vardı ceyran çarptı matematik dehası oldu diye :))
Nerenin cereyanıymış o? Gidip biz de bir çarpılalım  :))  Hatta orada bir aküyü şarj edip getirelim buraya, Amper Saat hesabı satarız  :))
Elektrik sayacı döndürücüsü ...

gokrtl

Alıntı yapılan: taydin - 18 Ocak 2019, 17:09:53Nerenin cereyanıymış o? Gidip biz de bir çarpılalım  :))  Hatta orada bir aküyü şarj edip getirelim buraya, Amper Saat hesabı satarız  :))

:)) :)) :))

https://youtu.be/FTil01r0Qv0

seron

Sahneyi hatırlıyorum...

Annemin dediğine göre 3.5-4 yaşlarındayım. Evde ucu bıçakla açılmış bir siyah teyp kablosu var. Bu teyp kablosunu fiş kısmı kesilmiş, ucu ikiye ayrılmış uçları da güzelce açılmış; bir çocuk bununla oynasında çarpılsın diye. Bunu atmamışlar, ben bununla oyuncak niyetine oynuyorum. Evde emmioğlu var benden çok büyük. Kaneeye oturmuş, "Bir Emek" marka siyah-beyaz televizyonumudan bir filme dalmış, transa geçmiş adeta. Benim odada olduğumdan haberi yok. Ne akla hizmet ettiysem hatırlamıyorum şimdi, gittim duvardaki pirizde üçlü T prizler olurdu eskiden naylon, onun birinde bizim TV takılı, diğerinde regülatör takılı(eskiler bilir) biri de boş. Boş olana çıplak kablo ucunu birini bir deliğe diğerini diğer deliğe soktum. 3.5-4 yaşındasın, o iki teli iki deliğe takılması gerektiğini nereden biliyon demi? :D Tabii çıplak kısımları tutmamam gerektiğini bilmiyorum.... :o Prizden biraz çat çut ufak kıvılcımlar çıktığını hatırlıyorum...

Bir acı hissettiğimi ve CİYYAAAAK diye bağırdığımı hatırlıyorum. Annemin geldiğini ve korktuğunu hatırlıyorum. Bundan sonrasını hatırlamıyorum. Annem anlatıyor:
"Seni banyoya götürdüm. Şaşkınlıktan başından aşağı su döktüm. Öleceksin diye çok korktum..."

Bu arada TV izleyen abi hala olayların farkında değilmiş. Ben niye ağlıyorum, ne oldu, bu kadın telaşla çocuğu tutup banyoya neden götürdü... Bu olayları kaçırmış farketmemiş TVyi izlerken... Annem biraz konuşuyor bununla. Kendine gelmiş mahcup olmuş.
Utandığından sessiz sedasız kalkıp gitmiş.

O günden sonra bende bazı şeyler uyandı. Bana bu çarpılma olayından evvel, yaramazlık yaparsan şöyle olur, böyle olur. Yaramazlık yapmak hiç hoş değildir gibi şeyler öğretiliyor. Bu teyze iğneciymiş, bu amca çocukları sünnet ediyomuş falan fistan olayı... Bu öğretiler bilinçaltımda kalmış sanırım. Kendi kendime çocuk zihnimle düşündüğümü hatırlıyorum. Bu elektrik akıllı birşey... İyi birşey. Televizyonumuzu çalıştırıyo. Herşeyimizi çalıştırıyo. Çok korktuğum karanlıktan bizi kurtarıyo. Yaramazlık yaparsam çarparak beni cezalandırıyo. Demek ki iyi kalpli güzel birşey bu elektrik... Ebeveynelere ve benim iyiliğimi isteyen büyüklere karşı geliştirdiğim duygudurumu bu elektriğe de yüklediğimi bugün gibi hatırlıyorum. Ona bir tür kişilik yakıştırmışım. Benim varlığımın farkında. Ev köpeği gibi bizi seviyo, koruyo, hizmet ediyo. Kızarsa ıssırıyo...

O gün bugündür onunla oynamayı seviyorum. 8)

taydin

Alıntı yapılan: gokrtl - 18 Ocak 2019, 17:23:59:)) :)) :))

https://youtu.be/FTil01r0Qv0
Hay Allah, dahi olmak için 38 KV'a çarpılmak gerekiyormuş, neyse, ben vazgeçtim abi. Öbür tarafta dahi olacağıma burada ortalama olayım :))

Ama bence bu çocuğa başka birşey oldu. 38 KV ile çarpılınca ne olunur, şu videoda bütün açıklığıyla görülüyor. Ki genelde eletrikli trenlerde 25 KV kullanılır, dahi seviyesinin baya altı ...

https://www.youtube.com/watch?v=ztlbuwvnKKc&feature=youtu.be&t=20
Elektrik sayacı döndürücüsü ...

Adnancoskun

Benim hikayem de;
Sene 1979 ben Kayserinin sarız ilçesi kurudere köyünde 10 yaşımdayım. Tabi ki köyde elektrik yok.. Gaz lambası var her evde, Lüks diye bir ışık kaynağı vardı zenginlere mahsus bir alet.Neyse
Ben el fenerlerinden geriye kalan pilleri toplayıp uç uca ekleyip 1 ampul ile yakıyorum ve ne keyif , anlatılmaz yaşanır....
Okul bitmiş aylak aylak ortalarda dolaşırken birgün Afyondan dayım gelmiş, Annemle akşam hoşgeldine gittik. Tabi dayım ve annem birşeyler konuşuyorlar, işin aslı ertesi gün belli oldu.. Ben dayımla birlikte Afyon yolcusuyum. Meğer  dayım beni okutmak için yanına götürmeye gelmiş.. Neyse ertesi gün hazırlık vs den sonra yola düştük gecenin bir yarısı Afyondayız..  sokaklar nasıl aydınlık, hele eve geldik bir düğmeye bastı ortalık nur'u ziya.... nasıl muhteşem birşey böyle...
Sonra dayı ertesi gün işe gitti. ben evde yalnız. masanın üzerinde Aluminyum tasa benzer bir masa lambası. üzerinde çıt çıt anahtar var , siyah bakalit bir fiş... Neyse ben hemen lambayı aldım altını üstünü evirip çeviriyorum. sonradan klemens olduğunu öğrendiğim yere dokununca bana bir haller oldu... :D
anlayamadım elimde bir anahtar var oralara sokuşturup duruyorum sonra PAAAAAAAT diye bir ses ne olduğunu da bilmiyorum, akşam oldu dayım geldi evde elektrik yok, tabi o zamanlar elektriklerin kesilmesi çok olduğundan herhangi bir telaş yok... akşam karanlıkladı halen elektrik yok...
neyse etraftaki binalarda elektrik var.. Dayım tornavidaya benzer birşeyle (sonradan kontrol kalemi olduğunu öğrendim) duvarda biryerlere bakıyor neyse sonra üst komşudandı sanırım elektrik kurumunu aramış,, adamlar geldiler evdeki sigortalar sağlam,
Eskiden direklerde sigorta olurdu, ŞAPKALI SİGORTA.. meğer taaaaaa oradan atmış...
Tabi ki ben birşey söylemedim...
Elektriğe çarpılam ilk o zaman oldu. çarpılmadan sonrada VİZON TELENİN deli emini gibi ne görsem içim aktı resmen...
Hülasa
EVET mesleğe çarpılmak, elektriğe çarpılmakla başlıyor.....   :D
Tanrı Türk'ü Korusun ve Yüceltsin.

seron

Çok güzel bir hikaye :D

* * *
İnsan beyni nevzat iken, bebek iken yani, tüm dilleri anlayacak düzeydeymiş. Yani henüz hayata yeni başlamış  bir bebeğin beyni, tüm dillerde konuşulan şeyleri anlayabilecek düzeyde ve anlıyor da. Sürekli aynı kültürün ve dilin içerisinde yaşadığından, diğer dillere olan yeteneğini beyin kaybediyormuş ve sadece kendi dilini bilir hale geliyormuş.

Gerçek mi uydurmasyon mu bilmiyorum haberlerde kafa travması geçirip rusca konuşmaya başlayan, yok şöyle bir özellik kazanan, yok ceryan çarpmasıyla matematik dahisi olanlar... Bunları çok duyuyorum. Olasıdır neden olmasın? İnsan beyni henüz tam anlamıyla çözülememiş deniyor. Bir elektrik şoku, bir darbe, ilginç sonuçlara neden olabilir.

Ara ara buralarda "birgün teknoloji öyle bir seviyeye gelecek ki, ölmüş insanlarla iletişime geçebileceğiz" dediğim zaman bana gülmeyin. Daha ölümün ne olduğunu bilmiyoruz. Beynin, bilincin ne olduğunu bilmiyoruz. Bilmiyorken yok olmaz demek hata olur.
* * *

Her mesleğin kaza eseri "aşk" haline gelmemesi de bir başka tuhaflık. Elektrik-elektronikle ilgilenenlerin çoğunda bunu duyuyorum ben, "ceryan çarptı, böyle oldum" :D  ::)  Çok tuhaf bir durum gerçekten.

gokrtl

Ben hayatım boyunca 3 defa çarpıldım 220 ye.
1. İlk gözağrım okul duvarındaki kırık elektrik prizine dokunarak oldu.
2. Evde üçlü prizi fişten çıkarmadan tamir ederken oldu :))
Bu çarpılmadan sonra hayatıma dikkatli olmak üzere yön verdim. Bir şeyle uğraşmadan önce  3 kere kontrol ediyorum elektrik var mı diye. Öyle takıntı olduki hala 3-5v'luk doğru akıma bile dokunmadan önce fişi çekiyorum.
3. Bu sonuncusu geçen hafta oldu. Tavana armatür takarken benim ufaklığın ışığı açmak üzere düğmeye basması sonucu :))

Hiç biri elektroniğe merakımı tetiklemedi. Benim sebebim çöpte bulduğum klavye ve 5 inçlik disket sürücü idi. Saatlerce onlar ile oynadım.
O zaman kendi yeteneğimi kendim keşfettim. İşin üzücü tarafı ailem bunu hiç bir zaman keşfedemedi. Seronun da dediği gibi destek olmayınca kendi kendine sadece çırpınıyorsun. Çok sonraları açıktan meslek lisesine yazılıp bilişim teknolojileri bölümünden mezun oldum ama 32 yaşında liseliyi pek takan olmuyor

manipulator

#30
Ben çocukken dayımın ortaokul iş ve teknik eğitimi kitabı vardı.



Orada elektrik motoru nasıl yapılır onu anlatıyor. U mıknatısı lazım. Mıknatısın nasıl yapıldığınıda biliyorum. Evde kimse yok. Yaklaşık 2 cm genişliğinde metal levhayı teyp fişine bağladım.  U şekline getirdim. Amacım elektrik verip mıknatıs yapmak.

Verdim elektriği. Patt! hiçbir şey olmadı. Sigorta attı.

Bir akrabam küçük el jenaratorü verdi. Askeriyede mi ne kullanılıyormuş. Onun mıknatısı ile denemeye başladım. Benim yaptığım rotorlar çalışmıyordu. Sonra küçük bir motorun rotoruyla denedim çalıştı. O günden sonra elektrik motor kavramını anlamıştım.

Bilim tekniğin elektronik devrelerini denerdim. Çocukluk aklıyla 1 TL lik havyalara lehimlere imrenirdim. Pederden çok fena azar işitmiştim kırık radyoyu neden tamir ediyorum diye. (Ben kırmadım) En çok üzüldüğüm konu çocukken söktüğüm saatler ve lambalı radyo. Şimdiki deneyimimle onları restore ederdim.

Teknik lisedeyken arkadışımın babası elektronikçiydi. Akşam üstüleri buluşup devre yapardık. Harçlığım malzemeye giderdi. Sağda solda bulduğumuz hurdalar çok değerliydi.  Mühendislik olarak mesleğin detaylarını öğrendim daha sonra.

Detayları öğrenince yüksek voltaj ve güçlerden uzak duruyorum mümkün mertebe.


 

i3uz

Alıntı yapılan: manipulator - 19 Ocak 2019, 10:46:36Ben çocukken dayımın ortaokul iş ve teknik eğitimi kitabı vardı.



Orada elektrik motoru nasıl yapılır onu anlatıyor. U mıknatısı lazım. Mıknatısın nasıl yapıldığınıda biliyorum. Evde kimse yok. Yaklaşık 2 cm genişliğinde metal levhayı teyp fişine bağladım.  U şekline getirdim. Amacım elektrik verip mıknatıs yapmak.

Verdim elektriği. Patt! hiçbir şey olmadı. Sigorta attı.

Bir akrabam küçük el jenaratorü verdi. Askeriyede mi ne kullanılıyormuş. Onun mıknatısı ile denemeye başladım. Benim yaptığım rotorlar çalışmıyordu. Sonra küçük bir motorun rotoruyla denedim çalıştı. O günden sonra elektrik motor kavramını anlamıştım.

Bilim tekniğin elektronik devrelerini denerdim. Çocukluk aklıyla 1 TL lik havyalara lehimlere imrenirdim. Pederden çok fena azar işitmiştim kırık radyoyu neden tamir ediyorum diye. (Ben kırmadım) En çok üzüldüğüm konu çocukken söktüğüm saatler ve lambalı radyo. Şimdiki deneyimimle onları restore ederdim.

Teknik lisedeyken arkadışımın babası elektronikçiydi. Akşam üstüleri buluşup devre yapardık. Harçlığım malzemeye giderdi. Sağda solda bulduğumuz hurdalar çok değerliydi.  Mühendislik olarak mesleğin detaylarını öğrendim daha sonra.

Detayları öğrenince yüksek voltaj ve güçlerden uzak duruyorum mümkün mertebe.

şimdi yazını okudum.. benim hayatımdaki en büyük keşkelerimde bahsettiğin gibi şimdiki değerleri yüksek antika saatler, radyolar teyipler sirf içindekileri malzemeleri almak için çalışan cihazları parçalardım... keşke yapmasaydım..
Teori gerçek verileri vermez, pratikte yaptıkların doğru verilerdir.
Tanrı Türk'ü korusun
        TA1OME